İSMAİL HAMİ DANİŞMEND

İSMAİL HAMİ DANİŞMEND

12/04/2026

“Aslı yok bir hayaldir cânân, 
Şeklü, rengi muhâldır cânân! 
Bulamazsın cihânı devr etsen: 
Bir görünmez cemaldir cânân!”

Türk tarihi ve Türk dili sahasındaki araştırmalarıyla tanınan tarihçi, fikir adamı İsmail Hami Danişmend’i ölümünün sene-i devriyesinde rahmet ve saygıyla anıyoruz.

Ekrem ERDEM
Genel Başkan

 

İSMAİL HAMİ DANİŞMEND (1889-1967)

Dânişmendoğulları Beyliği’nin kurucusu Dânişmend Gazi soyundan gelmektedir. Merzifon’da doğdu. Babası Cebeligarbî mutasarrıfı Emîr Mehmed Kâmil Bey, annesi Melek Hanım’dır. Özel bir eğitim görüp Şam İdâdîsi’nden mezun olduktan sonra İstanbul’a giderek Mekteb-i Mülkiyye’ye girdi; Temmuz 1912’de buradaki öğrenimini tamamladı. Aynı yılın eylül ayında Hariciye Nezâreti’nde kâtip olarak göreve başladı. Fakat mizacı memuriyetle bağdaşmadığı için bu görevden ayrıldı. Aralık 1912’de Maliye Mekteb-i Âlîsi’nde Yakınçağ tarihi hocalığına tayin edildi. 14 Aralık 1913 tarihinde Dârülfünun Edebiyat Şubesi dinler tarihi müderris muavinliğine, üç ay sonra da Mekteb-i Mülkiyye siyasî ve medenî tarih muallim muavinliğine getirildi. 30 Kasım 1914’te Bağdat Mekteb-i Hukuk müdürlüğüne nakledildi ve I. Dünya Savaşı’nda Bağdat’ın elden çıkmasına kadar burada kaldı.

Savaştan sonra İstanbul’a dönen İsmail Hami’ye Damad Ferid Paşa hükümeti herhangi bir görev vermedi. Bu sırada Mustafa Kemal tarafından çıkarılan Minber gazetesinde yazılar yazmaktaydı. Minber’in kapanmasından sonra kendi imkânlarıyla Memleket gazetesini çıkarmaya başladı. 10 Şubat-14 Ağustos 1335 (1919) tarihleri arasında günlük olarak yayımlanan gazetenin başyazarlığını ve mesul müdürlüğünü yaptı. Tam bağımsızlığı savunan ve milliyetçiliği teşvik eden ateşli yazılarıyla Mütareke’nin karanlık günlerinde İstanbul’da bir ümit ışığı oldu. Mütareke aleyhindeki yazılarından dolayı İtilâf devletlerinin baskısıyla gazete hükümet tarafından Temmuz 1919’da kapatılınca yayımını gizli olarak Ağustos’a kadar sürdürdü. Bilhassa milliyetçi gençler eliyle gizli olarak dağıtılan gazetenin son baskısı âdeta bir millî beyannâme niteliğindeydi. Bu sebeple hükümet yine İtilâf devletlerinin baskısıyla İsmail Hami’yi tutuklamak üzere harekete geçti. Bunun üzerine İsmail Hami Anadolu’ya geçerek 4 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’ne İstanbul delegesi olarak katıldı. Kongrenin divan kâtipliğine seçildi; kongre süresince genel sekreterlik ve istihbarat şubesi şefliği görevlerini de yürüttü. Aynı zamanda Sivas’ta çıkarılmaya başlanan İrâde-i Milliye gazetesinin ilk başyazarlığını üstlendi.

Millî Mücadele’nin kazanılmasından sonra resmî görev almayan İsmail Hami Bey tarih araştırmalarına yöneldi. Aynı zamanda çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazdı. Türk ve İslâm tarihini Türkçü bir ana fikre bağlı olarak inceledi. Özellikle 1 Nisan 1939’da yayına başlayan aylık Türklük mecmuasının başmuharriri olarak yazdığı çeşitli makaleler, tarih ve edebiyat açısından büyük önem taşımaktadır. Kendisine her bakımdan yardımcı olan eşi Nazan Hanım, “Eğinli” veya “İngiliz” lakaplarıyla anılan Said Paşa’nın torunu idi. Şair ve kültürlü bir kadın olan Nazan Hanım’ın genç yaşta ölmesi İsmail Hami’yi oldukça sarstı. Son eşi İclâl Hanım da tarihçi idi. Arapça, Farsça ve Fransızca’yı çok iyi bilen, ayrıca Almanca, Latince ve Sumerce’yi de okuyup anlayabilen İsmail Hami Danişmend 12 Nisan 1967’de vefat etti ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

 

Eserleri:

1. İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi (I-IV, İstanbul 1947-1955; 2. bs., 1971-1972). 2. Türkler ve Müslümanlık (Türk Irkı Niçin Müslüman Olmuştur?) (İstanbul 1959). 3. İzahlı İslâm Tarihi Kronolojisi (İstanbul 1960). 4. Garb Menba‘larına Göre Garb Medeniyetinin Menba‘ı Olan İslâm Medeniyeti (İstanbul 1961). 5. Garb Menba‘larına Göre Eski Türk Seciyye ve Ahlâkı (İstanbul 1961). 6. Garb Menba‘larına Göre Eski Türk Demokrasisi (İstanbul 1964).  7. Garb Menba‘larına Göre Garb İlminin Kur’an-ı Kerîm Hayranlığı (İstanbul 1967). 8. İstanbul Fethinin İnsani ve Medeni Kıymeti (İstanbul 1953). 9. Fâtih’in Hayatı ve Fetih Takvimi (Ankara 1953). 10. Türklük Meseleleri (İstanbul 1976, 2. bs.). 11. Ali Suavi’nin Türkçülüğü (İstanbul 1942). 12. Türk Tarih Kurumuna Açık Mektup (Türk Kahramanlarına Ermenilik İsnadı Münasebetiyle) (İstanbul 1945). 13. Türklerle Hind-Avrupalıların Menşe Birliği (I-II, İstanbul 1935-1936). 14. Sadrazam Tevfik Paşa’nın Dosyasındaki Resmî ve Hususi Vesikalara Göre 31 Mart Vak‘ası (İstanbul 1961). 

İsmail Hami Danişmend sözlük çalışmalarıyla da önemli hizmetler yapmıştır. Özellikle 1930’lu yıllarda tek başına veya başkalarıyla birlikte bu konuda hazırladığı eserler şunlardır: Türkçe-Osmanlıca-Fransızca Sözlük (İstanbul 1935); Fransızca-Türkçe Resimli Büyük Dil Kılavuzu (Reşat Nuri, Ali Süha ve Nurullah Ataç ile birlikte; I-III, İstanbul 1935); Osmanlıca-Türkçe-Fransızca Sözlük (İstanbul 1936); Fransızca Kıyasî ve Gayr-ı Kıyâsî Fiiller (Ali Süha ile birlikte; İstanbul 1936); Tarih ve Coğrafyaya Ait Değişik İsimler Lügatı (İstanbul 1937).

 

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi