TÜRKİYE DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ TRABZON ŞUBESİ TANITIM TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
03/08/2026Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Trabzon Şubesi, kentin kültür ve sanat hayatına yeni bir soluk getirmek amacıyla düzenlenen geniş katılımlı tanıtım toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şubesi, tanıtım toplantısı düzenledi. Düzenlenen toplantıya TDED (Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği) Genel Başkanı Ekrem Erdem, Derneğin Trabzon İl Başkanı Adnan Günnar, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, AK Parti Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın, AK Parti Trabzon Milletvekili Vehbi Koç, Basın İlan Kurumu Genel Müdür yardımcısı İbrahim Delibaş, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahir Kadakal, eski Bakan Cahit Turhan, eski dönem Milletvekilleri, Salih Cora ve Bahar Ayvazoğlu, eski Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu, TTSO Başkanı Erkut Çelebi, derneğin yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda STK başkanı siyaset insanı ve edebiyat severler katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Trabzon Şube Başkanı Adnan Günnar, derneğin amaçlarını ve yapacakları faaliyetleri anlattı. Günnar konuşmasında şu ifadelere yer verdi: " 2008 yılından beri kurulmuş olan ve büyük ufuklara doğru, uzak ufuklara doğru yelken açan bu dava, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile birlikte ve kurucu başkanımız Sayın Ekrem Erdem'le birlikte Türkiye'de birçok şehirde, gene vaziyet almış vaziyette yoluna devam etmektedir. İnşallah ülkemize, milletimize, çocuklarımıza bir nebze de olsa, belki karınca misali de olsa katkıda bulunuruz. Ama karıncanın ağzındaki bir damla suyla bile büyük yangınların kıvılcımları engellenerek ortadan kaldırılabileceğini düşünüyoruz."
Neden Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şubesi?
Günnar, derneğin amaçlarını anlatarak "Önümde bir yazı var, müsaadenizle onu bir okumak istiyorum: "Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği yıllardır ülkemizin farklı şehirlerinde, Türkçenin doğru, güzel ve bilinçli kullanımını destekleyen, dil, edebiyat ve kültür alanında çalışmalar yürüten, kamu yararına çalışan bir sivil toplum örgütüdür. Trabzon ise tarihi ve kültürel birikimiyle, eğitim hayatındaki dinamizmiyle ve yetiştirdiği değerlerle bu çalışmaların güçlü bir karşılık buluşacağı şehirlerden biridir. Bu sebeple Trabzon şubemizi genel merkezimizin birikimini şehrimizin kültürel birikimiyle buluşturacak önemli bir adım olarak görüyoruz.Dil bilincini güçlendiren, okuma kültürünü geliştiren ve edebiyatı hayatın doğal bir parçası haline getiren çalışmalar gerçekleştireceğiz inşallah. Çocuklarımız için: Masal ve hikaye buluşmaları, Gençlerimiz için: Yazarlık ve şiir atölyeleri, kitap tahlilleri ve söyleşiler, Yetişkinlerimiz için: Konferanslar, yazar-okur buluşmaları ve klasik eser okumaları planlayacağız. Türkçemizin seviyesini, kelime hazinesini ve ifade gücünü merkeze alan programlarla her yaş grubuna ulaşmayı ve aynı minvalde sözü olana kapı açmayı sizlere başarmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kimlerle Birlikte Çalışacağız?
Derneği faaliyetleri kapsamında kimlerle çalışılacağını anlatan Günnar, hiçbir ayrım yapılmaksızın hareket edileceğinin altını çizerek, "Üniversitelerimizde, milli eğitim camiamızda, belediyelerimizde, kültür ve sanat kurumlarımızda, sivil toplum kuruluşlarımızda ve bu alana gönül veren herkeste iş birliği içinde olacağız.
Dil ve edebiyat, ortak akıl ve ortak emekle gelişir. Bu anlayışla bilgiye, tecrübeye ve istişareye değer veren bir çalışma modeli benimseyeceğiz. Bu noktada oluşturduğumuz İstişare Kurulumuz, birikim sahibi isimlerin katkılarıyla çalışmalarımıza yön verecek, yeni fikirlerin gelişmesine, projelerin olgunlaşmasına ve şubemizin faaliyetlerinin daha nitelikli bir zeminde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.
Biz Türkiye ile Türkiye'nin tüm renkleriyle, Trabzon'la, tüm derneklerle; kültüre, edebiyata, dile önem veren, arzu eden herkesle... Geleneğine, göreneğine, dinine, imanına, bayrağına, vatanına, milletine bağlı ülkücülerle, sosyal demokratlarla, demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, sağcısıyla solcusuyla... Biz Trabzon'da herkese kapı açan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Şubesi olarak sizlere hizmet etmenin mutluluğunu yaşayacağız.
Gözümüzü kapattığımız anda biz de gelecek nesiller için katkıda bulunduk, gayret ettik, diyebilmek için mücadele edeceğiz. Çocuklarımızdan gençlerimize, öğretmenlerimizden akademisyenlerimize; yazmaya, okumaya ve Türkçeye gönül veren herkesle amacımız dil ve edebiyat etrafında buluşan, düşünen, üreten ve paylaşan güçlü bir kültür ortamı oluşturmaktır.
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şubesi olarak Türkçemizin zenginliğini yaşatmayı, milli ve kültürel değerlerimizi gelecek nesillere aktarmayı, kültür hayatımıza kalıcı katkılar sunmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
Bu vesileyle kuruluş sürecimize destek veren genel merkezimize ve kurulduğumuz günden beri Trabzon'da Sayın Trabzon Valimize ve bize mihmandarlıkta hiçbir şeyi eksik etmeyen, "neyse başım üstüne" diyen, "birlikte çalışıyoruz, beraber kamu yararına bir dernek olarak Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile beraber çalışıyoruz" anlayışından hiçbir zaman vazgeçmeyen kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Metin Genç'e, İstişare Kurulumuza, yönetim kurulumuza, üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Medeniyet İnşa Eden Bir Milletin Devamıyız
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Genç, dil konusunun çok önemli olduğuna vurgu yaparak “Biz medeniyet mefkuresi olan bir milletiz. Medeniyet inşa eden bir milletin devamıyız. Dolayısıyla sorumluluğumuz coğrafi sınırlarımızla sınırlı değildir. Şu anda insana ve insanlığa ait değerler yerle yeksan oldu.
Hem inandığımız değerlerin hem de medeniyetimizin bize yüklediği sorumluluğu, hakkı, hakikati bütün yeryüzünde yaymak gibi bir sorumluluğumuz var. Bunu yaparken kendi kimliğimizle bunu yapmalıyız.
Onun da en önemli parçası dil. Çağın getirdiği ve yenilik olarak kabul ettiğimiz, hayatımızı kolaylaştırıyor diye heyecanla baktığımız ama diğer taraftan oluşan popüler kültürün de bu değerlerimizi örselediğini dikkate aldığımız da konunun daha da önemli olduğunu görüyoruz” dedi.
Bu Derneğin Üyesi Olmaktan Gurur Duyuyorum
Başkan Genç, “Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’mizin 2008 yılından bu yana, ülke genelinde var olan derneğimizin, kıymetli başkanımızın önderliğinde şehrimizde de bir şubesinin artık var oluşu önemlidir.
Bu güzide kuruluşun ben de üyesi olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. İnşallah artık Trabzon’umuzda da sizlerin, kıymetli fikir insanlarının katkılarıyla daha güzel bir platforma erişeceğine inanıyorum. Çünkü ancak dilimizi koruyabilirsek üzerimizdeki sorumluluğu yerine getirebiliriz” ifadelerini kullandı.
Katkı Sağlayacağız
Başkan Genç, herkese sorumluluk düştüğüne değinerek şu ifadeleri kullandı: 'Şair Yusuf Yanç'ın hafızalara kazınan şu dizelerini paylaşmak istiyorum: 'Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum. Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? Bir ferman yayınlamıştı; Bugünden sonra divanda, dergâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya.' Bu dizeler, sadece tarihi bir hadiseyi değil, aynı zamanda millet olmanın temel şartlarından biri olan dil şuurunu da bizlere hatırlatmaktadır. Bir milletin millet olmasının en önemli alametifarikası dildir.
Milletimizin hafızası olan, kültürünü, inancını, tarihini ve medeniyetini geleceğe aktarmasına en güçlü köprü vazifesi gören dilimizi korumak hepimizin vazifesidir. Kendimizi bu manada muvazzaf adlederek yapılan ve yapılacak çalışmalara inşallah elimizden gelen bütün gücümüzle destek olmaya gayret edeceğiz. Bu iş sadece bir yerel yönetimin ilgisiyle kaim değildir, teknik bir konudur.
Burada üniversitelerimizin, değerli rektörlerimizin, STK’larımızın, şehrimizin siyasetine yön veren, hem yerel hem de genel yönetimde olan kişilerin olmasını çok kıymetli buluyorum. İnşallah el birliğiyle ülkemiz genelinde olduğu gibi şehrimizde de bu çalışmalara katılarak ve katkı sağlayarak önemli bir mesafe alacağımıza çok inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Mesaj Gönderdi
Başkan Genç'in Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajında " Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şubesi'nin tanıtım etkinliği münasebetiyle sizleri selamlıyor, bu anlamlı gün vesilesiyle en kalbi selamlarımı iletiyorum.
Milletimizin tarihi ve kültürel birikiminin nesilden nesile aktarılmasında Türkçemiz ve edebiyatımız müstesna bir mevkiye sahiptir. Dilimiz, milli hafızamızın ve medeniyet tasavvurumuzun en güçlü taşıyıcılarından biri olarak geçmişimiz ile istikbalimiz arasında sağlam bir köprü kurmaktadır.
Karadeniz'imizin kadim kültür ve irfan merkezlerinden Trabzon'da faaliyete geçen Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şubesi'nin, şehrimizin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunacağına ve Türkçemizin yaşatılması yolunda hayırlı çalışmalara vesile olacağına inanıyorum.
Bu düşüncelerle tanıtım etkinliğinizi tebrik ediyor, şubenin kuruluşunda emeği geçenleri gönülden kutluyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, etkinliğimizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerine yer verildi.
60 Sene Önceki Metinleri Okumakta Zorluk Çekiyoruz
Milletvekili Vehbi Koç yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Sayın Başkanım, bizim partililer biraz tartışmacıdır. Konuşmayı çok severiz ama israfı sevmeyiz. Yeri gelir 22 harfle, yeri gelir 24 harfle derdimizi anlatmaya çalışırız. Altan Başkanıma sordum; "Mizah edebiyatın neresinde?" Söz konusu Trabzon'sa her yerinde. Başka türlü derdinizi, maksadınızı anlatamazsınız. Ama meselemiz tarihken ve Allah dostlarıyken... Dil, dilin kıymeti... Din olmasaydı semavi bir mesaj beşeri usullerle topluma aktarılabilir miydi?
Mademki dili konuşacağız, edebiyatı konuşacağız; yaratılmış dünya hayatındaki en etkili, kendini en net hissettiren, belli eden bir noktadan başlamamız lazım. O nokta ne?
Cebrail Aleyhisselam'ın semavi metotlarla getirdiği Kur'an-ı Kerim'in topluma aktarılmasıdır. Bu aktarılma neyle olacak? Beşeri usullerle olacak. Beşeri usuldeki yeri ne? Allah'ın kelam sıfatının dünyadaki tecellisidir.
İnsanın da kendini ifade edebileceği, yaratılmış her varlığın kendi arasında kurduğu iletişimin adı dildir. Sonsuzu tarif etmek, sonsuzu yaşamak çok kolay değil ama bize düşen bir görev var. Her zaman diliminde, şive olarak olsun usul olarak olsun, mutlak suretle bir önceki dönemden veya bir sonraki dönemden farklı bir rengi, farklı bir izi olacaktır dilin. Biz an itibarıyla kendi devrimizi yaşıyoruz.
Elli, altmış, yetmiş sene önce yazılmış eserleri okumakta ne yapıyoruz? Güçlük çekiyoruz. Bizden sonrakiler de bugün kaleme alınan kıymetli dostların yazdıklarını okurken, belki onları o günün Türkçesiyle sadeleştirmek zorunda kalabilecekler.
Sonuç itibarıyla, geçmişten geleceğe ince, uzun ve sonsuz okyanuslar gibi düşünün. Dil ve edebiyatı; hayata dair her şeyi, her şekliyle, her yerde ve her yaratılmışlıkta kendi dünyasında bir karşılığı olarak görün. Allah'ın sıfatlarından en kıymetli sıfat... Dünyadaki tecellisidir" dedi.
Derneğin Trabzon Etkinlikleri Çok Kıymetli
Milletvekili Büyükaydın konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün Trabzon şubesi etkinliğinde, böylesine kıymetli bir derneğin çatısı altında bir aradayız. Türkçe kelimelerin güzel kullanılması, kelimelerin özenle seçilmesi ve dilimize karışacak yabancı kelimelerden arındırılması adına bu derneğin ortaya koyduğu etkinlikleri çok önemsiyoruz.
Günlük hayatımızda hepimiz kelimeleri seçerken araya yanlış veya yabancı kelimeler sıkıştırabiliyoruz. Bunlardan arındırılmış, temiz bir kültürün gelecek nesillerimize ve gençlerimize aktarılması en önemli vazifelerimizden biridir.
Trabzon; geçmişi, kültürü, tarihi ve sporuyla öne çıkan bir şehirdir ancak asıl asaletini ve kültürünü geçmişinden alır. Bu vesileyle derneğimizin Trabzon şubesinin açılışındaki bu etkinlikleri çok kıymetli buluyorum. Öğrendiğim kadarıyla 26 (belki de 30'a çıkmıştır) şubesi olan büyük bir derneğin Trabzon şubesi olarak bir aradayız.
Şube sayılarının artarak devam etmesini diliyorum. Trabzon'umuzdaki bu etkinliklere destek veren, şubenin açılışı için bu görevi üstlenen önceki dönem milletvekilimiz ve belediye başkanımız Sayın Adnan Günnar’ı ve yönetim ekibini kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. Bizlere düşen ne görev varsa, her daim yanlarında olacağımızı buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum" dedi.
Şehrimize Ve Dilimize Değer Katacak
Trabzon Valisi Tahir Şahin şu şekilde konuştu: "Genel Başkanımızın 2008 yılında başlatmış olduğu bu seferberlikte, ben de İstanbul Kartal Kaymakamlığı görevim sürecinde kendisiyle birçok projede bir arada oldum. İstanbul'u ilmek ilmek örerek Anadolu'nun birçok yerine bu çalışmaları yayan Genel Başkanımıza Trabzon'dan şükranlarımı arz ediyorum.
Biz tüm kamu kurumlarımızla ve şehrin dinamikleriyle; şehrimize değer katacak, istişareyi önceleyecek olan derneğimize en üst seviyede katkı sunacağımızı ve daima birlikte olacağımızı ifade ediyorum. Şehrimize ve dilimizin korunmasına katkı sağlayacak derneğimizin hayırlı olmasını diliyor; geleceğin Türkiye'sine ve Trabzon'a büyük değer katacağına olan inancımla tüm katılımcıları sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyor, Allah'a emanet ediyorum" dedi.
Dil Zayıflaması Nedeniyle Nesiller Birbirleriyle Anlaşamıyor
Genel Başkan Ekrem Erdem yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "“Şimdi bakın; dilimiz, kimliğimizdir. Dilimiz yoksa, kimliğimizi korumazsak şansımız da yoktur. Dil yoksa millet de yoktur. Devletleri kuran milletlerdir ancak devletleri yaşatan dildir. Bugün, farkında olsak da olmasak da görünmeyen bir savaş dil üzerinden yürütülüyor. İşgalciler, bir ülkeyi işgal ettiklerinde ilk olarak o ülkenin dilini değersizleştirmeye çalışırlar. Biz işgale uğramadık ancak ne yazık ki kendi dilimizi değersizleştirdik. Dilimizin ve kelimelerimizin kıymetini bilmiyoruz. Dilin zayıflaması nedeniyle nesiller artık birbirleriyle anlaşamıyor. Önceleri dede ile torun anlaşamıyordu, şimdi ise baba ile oğul, anne ile kız anlaşamıyor. Çünkü dilimiz çok hızlı bir şekilde tahrip ediliyor.”
İbranice Üzerinden Örnek Verdi
İsrail’in gerçekleştirdiği din devrimini anlatan Başkan Erdem, “Değerli dostlar, Siyonistlerden çok fazla örnek vermeyi sevmem ancak burada bir ismin üzerinde özellikle durmak istiyorum.
İsrail Devleti 1948 yılında kuruldu. İsrail’in görünmeyen kurucuları arasında yer alan isimlerden biri de Eliezer Ben-Yehuda’dır. Ben-Yehuda, Rusya kökenli bir Yahudiydi. İbraniceyi yeniden konuşma dili haline getirdi.
O güne kadar İbranice, yalnızca dinî metinlerde ve kitaplarda kullanılan bir dildi. Hatta fanatik bir anlayışla İbranice şiir yazmanın ve bu dili konuşmanın günah olduğu ileri sürülüyordu.
Ancak Eliezer Ben-Yehuda kararlı bir şekilde çalışmaya başladı. Eşiyle birlikte bir karar aldılar ve ‘Bundan sonra evimizde İbranicenin dışında hiçbir dil kullanmayacağız’ dediler.
Fakat günlük hayatta ihtiyaç duydukları birçok kelimenin İbranicede karşılığı bulunmuyordu. Havlu, su ve ekmek gibi gündelik kelimeler dahi yoktu. Ben-Yehuda, hayatını bu çalışmaya adadı ve vefat ettiğinde arkasında 17 ciltlik bir sözlük bıraktı.
Bugün İsrail’in dil birliğinin oluşmasına en büyük katkıyı sağlayan isimlerden biri bu kişidir. İsrail’de birçok yere onun adı verilmiştir. O dönemde gazetecilik yapan, toplantılar düzenleyen Ben-Yehuda, çalışmalarını kararlılıkla sürdürdü. İsrail’in kurucusu denildiğinde aklımıza Theodor Herzl gelir.
Ancak Herzl, başlangıçta Ben-Yehuda’nın çalışmalarını ciddiye almamıştı. Buna rağmen Ben-Yehuda çalışmalarından vazgeçmedi.
Çünkü İsrail’e Rusya’dan gelenler Rusça, Türkiye’den gelenler Türkçe, Almanya’dan gelenler ise Almanca konuşuyordu.
İnsanlar birbirleriyle anlaşamıyordu. Dil birliği olmadan millet birliği olmaz. Ben-Yehuda bu birliğin oluşmasına öncülük etti. Bugünkü İsrail zihniyetinin kaynaklarından biri de bu çalışmalardır” dedi.
Filistin Meselesine Dik Açısından Bakmak Gerekir
Dil konusunun silah kadar etkili bir güç olduğunu söyleyen Erdem, “Dil aynı zamanda bir silahtır. Bugün Filistin meselesini konuşuyoruz ancak bu meseleye bir de dil açısından bakmak gerekir.
Filistin’de yaşananları basında kullanılan yeni ifadelerle masumlaştırmaya çalıştıklarına hepimiz şahit oluyoruz. Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Cumhurbaşkanımız bir kelime kullandı ve emin olun bu kelime Siyonistler üzerinde birçok sözden daha etkili oldu. Hangi kelimeyi kullandı? ‘One minute’ kelimesini kullandı.
Dile hâkim olan kişi, silah kullanan kişi kadar etkili ve güçlü olabilir. Geçmişte ordular, karşılarındaki askerlerin maneviyatını ve moralini bozarak onları savaşa girmeden önce etkisiz hale getirmeye çalışırdı.
Dilin ve hitabetin silahtan daha etkili olabileceğini biliyoruz. Siyasette ve savaşlarda en iyi hatipler, yönetimde de etkili olmuş kişilerdir.
Değerli dostlar, bugün dilimizi muhafaza edemezsek yarın devletimize de sahip çıkamayız. Bu nedenle dilimizi koruma konusunda hepimize önemli görevler düşüyor.
Bu görev yalnızca akademisyenlerin veya eğitimcilerin değildir. Herkesin bu meselenin bir ucundan tutması gerekiyor.
En azından Türkçeyi doğru kullanmamız gerekiyor. Peki bugün Türkçeyi doğru kullanıyor muyuz? Maalesef kullanmıyoruz. Kurduğumuz hemen her cümlede bir veya iki yabancı kelimeye yer veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaç Türkçe Tabela Kalmış Diye Bakıyoruz
Trabzon’da tabelalardaki yabancılaşmayı eleştiren Erdem, “Trabzon’u dolaştığımızda tabelaların durumunu açıkça görebiliriz. Eskiden ‘Kaç tane yabancı kelime kullanılmış?’ diye düşünürdük.
Şimdi ise ‘Kaç tane Türkçe tabela kalmış?’ diye sormamız gerekiyor. Çünkü Türkçe tabelalar maalesef azınlıkta kaldı. Bu tür işletmelere hep birlikte ‘otel’ diyoruz. Ancak işletmelerin isimlerini yabancı dilde koymasını çok ahlaki bulmuyorum.
Bir insan işletmesinin adını neden İngilizce koyar? Daha fazla müşteri kazanmak için. Bu da bana göre bir kandırmacadan başka bir şey değildir. Siz hizmetinizi iyi verin ve kaliteli bir ürün ortaya koyun. Allah’ın izniyle müşteriniz zaten artacaktır. Bu tür yanlış yaklaşımlara ihtiyaç yoktur” dedi.
Trabzon, Kendine Özgü Çalışmalar Üretecek
Trabzon’daki şubenin kendine özgü çalışmalar yapacağını söyleyen Erdem “Değerli dostlar, derneğimiz 2008 yılında kuruldu. Kuruluşumuzun ardından amaçlarımızı gerçekleştirmek için birçok faaliyet düzenledik.
Bunlardan biri de her hafta sonu gerçekleştirdiğimiz ‘Cumartesi Buluşmaları’dır. Bu buluşmalarda düşünce ve fikir dünyamızın, bilim camiamızın seçkin isimlerini davet ediyor ve sohbetler gerçekleştiriyoruz. Ayrıca ‘Dilimiz Kimliğimiz’ başlığı altında konferanslar vermeye başladık. Amacımız, toplumda dil bilincinin oluşmasını sağlamaktı.