TRABZON’DA SİYASET VE EDEBİYAT DÜN...

TRABZON’DA SİYASET VE EDEBİYAT DÜNYASI BU ORGANİZASYONDA BULUŞTU

03/08/2026

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şubesi, düzenlenen görkemli lansmanla faaliyetlerine resmen başladı.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Trabzon Şubesi’nin tanıtım lansmanı ve özel etkinliği bugün Zorlu Grand Otel’de gerçekleştirildi.

Karadeniz’in kültür ve edebiyat hayatına yeni bir soluk getirmesi beklenen derneğin tanıtım toplantısı, kent protokolünü ve edebiyat dünyasını bir araya getirdi.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şube Başkanı ve eski Trabzon Milletvekili Adnan Günnar’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa katılım oldukça yoğun oldu.

Geniş katılımla gerçekleşen tanıtım etkinliğine; Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon milletvekilleri Vehbi Koç ve Yılmaz Büyükaydın, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı ve eski İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem, eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, eski Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Habibe İskender Delibaş ve eşi Basın İlan Kurumu Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, kamu kurumlarının il müdürleri, ilçe belediye başkanları, Trabzon’daki birçok STK temsilcisi, siyasetçiler, akademisyenler ile çok sayıda davetli katıldı.

Programın açılış konuşmasını TDED Trabzon Şube Başkanı Adnan Günnar yaptı.

 

TRABZON ŞUBESİ NEDEN KURULDU?

Günnar, şu ifadeleri kullandı:

“2008 yılında kurulan ve büyük ufuklara, uzak ufuklara doğru yelken açan bu dava, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ve Kurucu Başkanımız Sayın Ekrem Erdem ile birlikte Türkiye’nin birçok şehrinde gelişimini sürdürerek yoluna devam etmektedir.

İnşallah ülkemize, milletimize ve çocuklarımıza bir nebze de olsa, belki karınca misali de olsa katkıda bulunuruz. Karıncanın ağzındaki bir damla suyla bile büyük yangınların kıvılcımlarını engelleyerek ortadan kaldırabileceğimizi düşünüyorum.

Neden Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Trabzon Şubesi?

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, yıllardır ülkemizin farklı şehirlerinde Türkçenin doğru, güzel ve bilinçli kullanımını destekleyen; dil, edebiyat ve kültür alanında çalışmalar yürüten, kamu yararına çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.

Trabzon ise tarihî ve kültürel birikimiyle, eğitim hayatındaki dinamizmiyle ve yetiştirdiği değerlerle bu çalışmaların güçlü bir karşılık bulacağı şehirlerden biridir. Bu sebeple Trabzon Şubemizi, genel merkezimizin birikimini şehrimizin kültürel birikimiyle buluşturacak önemli bir adım olarak görüyoruz” dedi.

 

TRABZON ŞUBESİ NELER YAPACAK, KİMLERLE ÇALIŞACAK?

Günnar, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Trabzon Şubesi neler yapacak? Dil bilincini güçlendiren, okuma kültürünü geliştiren ve edebiyatı hayatın doğal bir parçası hâline getiren çalışmalar gerçekleştireceğiz inşallah. Çocuklarımız için masal ve hikâye atölyeleri; gençlerimiz için yazarlık ve şiir atölyeleri, kitap tahlilleri ve söyleşiler; yetişkinlerimiz için konferanslar, yazar-okur buluşmaları ve klasik eser okumaları planlayacağız.

Türkçemizin zenginliğini, kelime hazinesini ve ifade gücünü merkeze alan programlarla her yaş grubuna ulaşmayı ve aynı minvalde sözü olana kapı açmayı sizlerle birlikte başarmak istiyoruz.

Kimlerle birlikte çalışacağız? Üniversitelerimizle, millî eğitim camiamızla, belediyelerimizle, kültür ve sanat kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve bu alana gönül veren herkesle iş birliği içinde olacağız. Dil ve edebiyat, ortak akıl ve ortak emek meselesidir. Bu anlayışla bilgiye, tecrübeye ve istişareye değer veren bir çalışma modeli benimseyeceğiz.

Bu noktada oluşturduğumuz İstişare Kurulumuz, birikim sahibi isimlerin katkılarıyla çalışmalarımıza yön vererek yeni fikirlerin gelişmesine, projelerin olgunlaşmasına ve şubemizin faaliyetlerinin daha nitelikli bir zeminde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.

Gözümüzü kapattığımız anda, ‘Biz de gelecek nesiller için katkıda bulunduk, gayret ettik.’ diyebilmek için mücadele edeceğiz. Çocuklarımızdan gençlerimize, öğretmenlerimizden akademisyenlerimize; yazmaya, okumaya ve Türkçeye gönül veren herkese ulaşacağız. Amacımız, dil ve edebiyat etrafında buluşan, düşünen, üreten ve paylaşan güçlü bir kültür ortamı oluşturmaktır.”

Program, video gösteriminin ardından protokol konuşmalarıyla devam etti.

 

COĞRAFİ SINIRLARIMIZLA KAİM DEĞİLDİR

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şu ifadeleri kullandı:

“Medeniyet inşa eden bir milletiz. Dolayısıyla sorumluluğumuz sadece coğrafi sınırlarımızla kaim değildir.

Hem inandığımız değerleri hem de medeniyetimizin bize yüklediği sorumluluğu bütün yeryüzüne yaymak; hakkı, hakikati ve bugün maalesef yerle yeksan edilen insani değerleri insanlığa ulaştırmak gibi bir sorumluluğumuz var.

Bunu yaparken kendi kimliğimizle birlikte bu anlayışı da hayata geçirmemiz gerekiyor. Bunun en önemli parçalarından biri de dildir.

Bu anlamda Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğimizin, 2008 yılından bu yana değerli Genel Başkanımızın önderliğinde, emeği ve gayretiyle ülke genelinde teşekkül etmiş güzide bir kurum olarak artık Trabzon’da da bir şubesinin bulunması son derece önemlidir.”

 

KARAMANOĞLU MEHMET BEY’İN FERMANI…

“İnşallah ülke genelinde olduğu gibi Trabzon’umuzda da siz değerli fikir insanlarının katkılarıyla bu oluşum çok daha güçlü bir platforma dönüşecektir.

Ancak dilimizi koruyabilirsek üzerimizdeki sorumluluğu hakkıyla yerine getirebiliriz diye düşünüyorum.

Bu vesileyle Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanındaki şu ifadeyi de paylaşmak istiyorum:

‘Bugünden sonra divanda, dergâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil konuşulmayacaktır.’

Bu sözler bize yalnızca tarihî bir hadiseyi anlatmıyor. Az önce ifade etmeye çalıştığım gibi, bir milletin millet olma şuurunu ortaya koyuyor. Burada sadece kamu otoritesi olarak devleti kastetmiyorum. Bir milleti millet yapan en önemli alametifarikalarından biri elbette dildir.

Dolayısıyla milletimizin hafızası olan; kültürünü, inancını, tarihini ve medeniyetini gelecek nesillere aktaran en güçlü köprü vazifesini gören dilimizi korumak zorundayız. Bunu yaparken de kimliğimizi ihmal etmeden ve kültürel hafızamızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmadan gayret göstermek hepimizin vazifesidir.

İnşallah el birliğiyle, ülkemiz genelinde olduğu gibi Trabzon’umuzda da bu çalışmalara hem katılarak hem de katkı sağlayarak önemli mesafeler kat edeceğimize yürekten inanıyorum.”

 

KOÇ: ALLAH’IN KELAM SIFATININ DÜNYADAKİ TECELLİSİDİR

Genç’in ardından Trabzon Milletvekili Vehbi Koç konuştu. Koç, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Başkan, bizim alfabemiz bile tartışmalıdır. Konuşmayı çok severiz ama israfı sevmeyiz. Yeri gelir 22 harfle, yeri gelir 24 harfle derdimizi anlatmaya çalışırız.

Adnan Başkan’a sordum: ‘Mizah, edebiyatın neresindedir?’ Söz konusu Trabzon’sa her yerindedir. Başka türlü derdimizi, maksadımızı anlatamayız.

Dil olmasaydı semavi bir mesaj, beşerî usullerle topluma aktarılabilir miydi? Mademki dili ve edebiyatı konuşacağız, yaratılmış dünya hayatında kendisini en etkili ve en açık şekilde hissettiren bir noktadan başlamamız gerekir.

O nokta nedir? Cebrail Aleyhisselam’ın Efendimize semavi metotlarla getirdiği Kur’an ayetlerinin topluma aktarılmasıdır. O aktarım neyle olacak? Beşerî usullerle olacak. Beşerî usullerde bunun karşılığı ise Allah’ın kelam sıfatının dünyadaki tecellisidir.

İster insan dili olsun ister yaratılmış bütün varlıkların kendi aralarında kurdukları iletişim olsun, bunların tamamı Allah’ın kelam sıfatının yeryüzündeki tecellisidir.

Sonsuzu tarif etmek de yaşamak da kolay değildir. Ancak bize düşen; her dönemin, her zaman diliminin şivesiyle ve üslubuyla bir önceki ve bir sonraki dönemden farklı bir renk ve iz taşıyacağını bilmektir.

Biz bugün kendi devrimizi yaşıyoruz. Bundan 50, 60 ya da 70 yıl önce yazılmış eserleri okurken zaman zaman güçlük çekiyoruz. Bizden sonraki nesiller de bugün kaleme alınan eserleri okurken belki onları kendi dönemlerinin Türkçesine sadeleştirmek durumunda kalacaklardır.

Dolayısıyla dili, geçmişten geleceğe uzanan ince, uzun ve sonsuz bir okyanus gibi düşünmek gerekir” dedi.

 

BÜYÜKAYDIN: BİZLER İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün çok kıymetli bir derneğin Trabzon Şubesi’nin etkinliğinde bir aradayız. Türk dili ve edebiyatı hepimiz için son derece önemli bir değerdir. Öncelikle Türkçenin doğru ve güzel kullanılması, kelimelerimizin özenle seçilmesi ve dilimizin yabancı kelimelerden arındırılması adına derneğimizin ortaya koyduğu çalışmalar bizler için büyük önem taşıyor.

Çünkü günlük hayatımızda kullandığımız kelimelerin arasına farkında olmadan Türkçe olmayan birçok sözcüğü sıkıştırıyoruz. Dilimizi bu yabancı kelimelerden arındırabilmek ve gelecek nesillere en doğru şekilde aktarabilmek zorundayız. Kültürümüzü nasıl gelecek kuşaklara bırakıyorsak, Türkçeyi de en güzel şekilde kullanmayı ve bunun temellerini onlara aktarmayı en önemli vazifemiz, en önemli misyonumuz olarak görüyorum.

Trabzon; geçmişiyle, kültürüyle, tarihiyle ve sporuyla öne çıkan bir şehir. Ancak bu şehrin asıl asaleti, kültüründen ve köklü geçmişinden gelmektedir.”

 

VALİ ŞAHİN: DESTEK VERECEĞİZ

Trabzon Valisi Tahir Şahin de şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Genel Başkanımızın 2008 yılında başlattığı bu anlamlı yürüyüşü yakından takip etme fırsatı bulduk. Ben de İstanbul Kâğıthane Kaymakamlığı görevim sırasında kendisiyle birçok projede birlikte çalışma imkânı elde ettim. İstanbul’dan başlayarak Anadolu’nun birçok şehrine yayılan bu seferberliğe öncülük eden kıymetli Genel Başkanımıza ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Bizler de şehrimizin tüm aktörleriyle birlikte, Trabzon’a değer katacak, istişare kültürünü önceleyen bu derneğimize her düzeyde destek vereceğimizi ve her zaman yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum.”

Programın sonunda Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı Ekrem Erdem, sohbet havasında bir konuşma yaptı. Erdem, derneğin kuruluş sürecinde yaşadıkları zorlukları anlatarak Trabzon Şubesi’nin çok iyi bir başlangıç yaptığını ve gördüğü ilgiden memnuniyet duyduğunu söyledi.

 

DİL EN ÖNEMLİ NİMETLERDEN BİRİDİR

Erdem, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’ni 20 Mayıs 2008’de kurduk. Kurduk ama tabelamızı asacak bir yerimiz dahi yoktu. Böylesine mütevazı ve sıkıntılı şartlarda başladık. Buna rağmen kısa zamanda çok önemli çalışmalara ve büyük başarılara imza attık.

Derneğimizin temel amacı, toplumda bir dil şuuru oluşturmaktır. Elbette bunun için çeşitli faaliyetler yürütmemiz gerekiyor. Ancak bu faaliyetlerden önce, dille ilgili bazı tespitleri ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Dil, Cenab-ı Allah’ın insana lütfettiği en önemli nimetlerden biridir. İnsan kendisini, çevresini, dünyayı ve varlığı dil sayesinde anlamlandırır. Dil olmasaydı insanın ne kendisini ne de çevresini tanıması mümkün olurdu.

Aslında iyi insan ya da kötü insan diye bir ayrım yoktur. Diline hâkim olan, güzel konuşan insan vardır; bir de dilini etkili kullanamayan insan vardır.”

Erdem, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Onun için her zaman ifade ediyorum; bir konuşma yapacağımız zaman nasıl maddelerimizi hazırlıyorsak, sürçülisan etmeden Türkçeyi doğru kullanmaya da aynı özeni göstermeliyiz. Konuşmamıza ne kadar değer verirsek, dilimize de o kadar değer vermiş oluruz.

Onun için dile yatırım yapmak çok önemlidir. Çünkü insanın değeri dili kadardır.

Mevlânâ Hazretleri de şöyle buyuruyor:

‘İnsanda güzel olan yüzüdür. Yüzde güzel olan gözüdür. Ama insanı insan yapan, ağzından çıkan sözüdür.’

Biraz önce hepiniz ifade ettiniz; önce dil, sonra din. Ben bunu daha önce de söylemiştim. Bir gazeteci bu sözümü duyunca, ‘Bunu manşet yapabilir miyim?’ diye sordu. ‘Sürçülisan etmiştir.’ diye düşündü.

Ben de ‘Hayır, bunu bilerek ve isteyerek söylüyorum.’ dedim. Çünkü dil olmazsa din de olmaz. Dini insanlara nasıl anlatacaksınız? Bunun için önce güçlü ve doğru kullanılan bir dile ihtiyaç vardır. Gerçekten dil çok önemlidir.

Dil ile ilgilenmeyen bir ülke olamaz. Bu sadece dilde değil; musikide, sosyal hayatta, insan ilişkilerinde ve düşünce dünyasında da böyledir.

Burada sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri bulunuyor. Her davanın mutlaka bir varoluş amacı vardır. Ama bir de yazılı olmayan idealleri ve hayalleri vardır. İşte bunların başında da dil meselesi gelir. Çünkü bir mesajın doğru şekilde iletilebilmesi için güçlü bir dil anlayışına ihtiyaç vardır. Bu nedenle herkesin birinci meselesi dil olmalıdır.

İletişimi dil ile kurarsınız. Başarı da dil ile gelir. Diline hâkim olmayan bir insanın iş hayatında da, özel hayatında da, siyasette de, ticarette de başarılı olma şansı çok düşüktür.

Türk milletinin yabancı dil öğrenirken yaşadığı güçlüklerin temel sebeplerinden biri, kendi dilini yeterince doğru kullanamamasıdır. Eğer başarılı olmak istiyorsak, yabancı dile verdiğimiz önemi önce kendi dilimize vermek zorundayız. Okul hayatında başarılı bireyler yetiştirmek istiyorsak, çocuklarımızı öncelikle dil konusunda güçlü yetiştirmeliyiz.

Sözün özü şudur: İnsanın değeri dili kadardır. Değerli olmak isteyen herkes Türkçeye hak ettiği önemi vermek zorundadır. Hatta bugün Türkiye’de Türkçe kursları açılmalı, Türk halkına Türkçeyi en doğru şekilde öğretmek en önemli faaliyetlerden biri olmalıdır diye düşünüyorum.

Bakınız; dil sizin izinizdir, sermayenizdir, kimliğinizdir. Dil yoksa kimlik de yoktur. Dil yoksa millet de yoktur. Devletleri milletler kurar ama devletleri yaşatan dildir.

Bugün farkında olsak da olmasak da görünmeyen en büyük mücadele dil üzerinden yürümektedir. İşgalci devletlerin işgal ettikleri yerlerde yaptıkları ilk işlerden biri dili zayıflatmak ve renksizleştirmektir. Biz fiilen işgale uğramadık ama maalesef dilimizi kendimiz renksizleştirdik. Dilimizin gücünü de kelimelerimizin kıymetini de yeterince bilmiyoruz.

Artık nesiller birbirini anlamakta zorlanıyor. Eskiden ‘Dede ile torun anlaşamıyor.’ denirdi. Bugün ise baba ile oğul, anne ile kız birbirini anlamakta güçlük çekiyor. Çünkü dil çok hızlı bir tahribata uğruyor.”

Erdem, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Değerli dostlar, bugün eğer dilimizi muhafaza edemezsek yarın devletimizi koruyamayız. Onun için dili koruma noktasında hepinize çok önemli görevler düşüyor. Yalnızca akademisyenlerin değil, yalnızca edebiyatçıların değil, herkesin bu meselenin bir ucundan tutması gerekiyor. En azından Türkçeyi doğru kullanması gerekiyor.”

Programda konuşmacılara plaketler de takdim edildi.

Kaynak: https://www.61saat.com/trabzonda-siyaset-ve-edebiyat-dunyasi-bu-organizasyonda-bulustu

Galeri